26/4/2006 - hayat
hayat bu gözlerimin önünden kayıp giden
yakalamak istediğimde ellerimin arasından sıyrılıp kaçan
hey hat bu gerçeklik işte
zamanla yarışılmaz
sadece onun yanında olunur
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/3/2006 - sen-ben-biz
gökyüzünün aldığı o kırmızı-mavi renk
her zaman seni hatırlattı bana
beraber geçirdiğimiz zamanları
ve harcadığımız zamansızlıkları
sığınacak bir liman bulamadığımızda
tek bir rota vardı önümüzde
güvenli , dalgasız , korsanlardan uzak
dostluğumuz
ağlayacak gözyaşı bulamadığımızda
aranan çıkış belliydi
sorunsuz , çamurlu , insalardan uzak
yağmurlarımız
uyuyacak bir damla uyku bulamadığımızda
aranacak numara ortadaydı
herzaman açık , ulaşılabilir , masalcı
dostluğumuz
konuşacak kimse bulamadığımızda
söylenecek söz hep aynıydı
basit , çabuk , her an
biz ...
ve gene biz ...
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/3/2006 - dost 2
dostunuz üzüldüğünde siz ne kadar üzülürsünüz ? o yıkılırken , onu ayakta tutmak için neleri göze alırsınız ? böyle bir durumda zaman , mekan , iş , para sizin için ne ifade ediyor ? iyi düşünün ; çünkü dostunuzun asıl değeri aslında bunlarla ölçülüyor !!! başkaları için . benim için bir an , bir bakış , bir sarılış , bir gülümseme ya da bir damla göz yaşı onunla beraber akıttığım.
bu gece ona gittiğimde karşımda ki sıyırmaya ramak kalmış , yarı akıllı yarı kaçık biriydi .daha öncede onu buna benzer hallerde görmüştüm . mesela bir gece telefonu açıp ağzına geleni söylediğinde . ertesi gün sakin bir dille ona yaptıklarını anlattığımda kendi bile inanamadı !
ama bu gece hepsinden farklıydı . boşvermişliğin yarattığı boşluk , sorumluluklarının yarattığı baskı ile eziliyordu. yapacak çok şey ve hiç birşey vardı. ikisinide yaptığımı sanıyorum . gözlerindeki ifade bu güne kadar gördüğüm en fantastik olanıydı. olanları anlatması için konuşması gerekmediği halde sarf edilmesi gereken cümlelerin varlığı nedeniyle konuştuk . söylenenler ve verilen cevaplar her zamankinden farklı olmasada , yaşananlar farklıydı . biz büyüyorduk ve bu sancılı bir süreçti . o an için dünyada bizden , sorunlarımızdan ve konuştuklarımızdan başka bir şey olmuyordu. paylaşımlar için fazla zaman gerekmez . bizde çok fazla zaman geçirmedik zaten . o kapıdan çıkarken onu daha iyi gördüğümü ve birazda olsa rahatlamış olduğunu düşündüğümü söylesem yalan olmaz sanırım . onun için belkide sadece orada olmam bile yetti ... ne dersin ? :))
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/3/2006 - DOST
hayata bakış açınızı sizinle aynı noktada kesiştirebilen bir insanla karşılaştığınızda ne yaparsınız ? aa unutmadan bu sizinle aynı cinsiyetten olacak ama. eee eğer gay değilseniz , çok iyi dost olursunuz. peki bir dostluğu yapılandırmak kaç yıl sürer , ya da kaç ay , kısaca nekadar süre gerekir ??
bilen varsa gelsin lütfen . çünkü bu bizim için bir anlık bir zaman almıştı !
11 sene boyunca hep geri dönüp o günü ve olan olayları konuştuk durduk. varılan nokta hep aynı oldu . DOSTLUK zaman almaz ÖMÜR alır . ama ilk bakış olayı çözer ; gerisi , sizin ne kadar fedakar , uyumlu , verici , yapıcı , yıkıcı , dürüst , paylaşımcı , bencil , bilgili , cahil , kavgacı , ara bulucu , uykucu , dakik vs. gibi tamamlanmaya müsait özelliklerinize bakıyor. maalesef bir çokları bu işi gerektiği gibi sürdüremiyor. araya farklı faktörler girdiğinde ( uzaklık , zaman vs. ) kat edilen yol hep gerilerde kalıyor . tabi ki bunun bir çözümü var ama her şeyde olduğu gibi bunda da yürekten istemek gerekiyor. YÜREK KAÇ KİŞİYE BÖLÜNEBİLİR ? ailenizi bunun dışında tuttuğunuzda , kaç kişiye paylaştırılabilir ? sevgilinize ayırdığınız bölüm geçici olabilir , arkadaşlarınıza ayırdığınız bölüm es geçip gidebilir ama dostunuza ayırdığınız bölüm kalıcıdır . onu bir kalemde silip atamazsınız , evlilikte olduğu gibi iyi günde-kötü günde , hastalıkta-sağlıkta , varlıkta-yoklukta hep bir arada olursunuz. evlilikler bile bir gün son bulabilirken dostluklar sonsuzluğun ötesine uzanır. bunu yapabilenlerin sayısı maalesef bir elin parmaklarını geçmez. sadece öyleymiş gibi davranırlar. sonuç : yıkım ve son . fedakarlık : sadece yarım saat görebileceğini bile bile üç saat yol tepmektir. yıkıcı olmak : onun hakkında ki gerçekleri çarpıtmadan açıklamaktır . dürüst olmak : asla ve asla yalan söylememektir ( '' BEYAZ YALAN '' SÖZÜ DOSTLUKLARDA SÖKMEZ ! ). bencil olmak : onun için iyi olduğunu bildiğiniz bir şeyi zorla kabul ettirmektir ( eğer gerçekten dostunuzsa zorlamaya gerek kalmadan kabul eder ) . kavgacı olmak : doğru bildiklerinizin üzerine gelindiğinde onları mantık çerçevesinde savunmak ( başarısızlık diye bir şey yok , savunamazan eğer o senden iyisini biliyor demektir ). dakik olmak : söz veripte uykuya daldığınızda , saatinden beş dakika sonra '' nerdesin ? '' diye bir telefon almaktır.kızmayın ! o sizin iyiliğinizi düşünüyor . çünkü o kadar dakiksiniz ki beş dakika geç kalmanız bir şeylerin ters gittiği anlamına geliyor onun için. daha sayfalarca ve ciltler boyunca açıklama yapabilirim bunun için. kısaca dost : yürekten , derinden , ne olursa olsun her daim seveceğin ve sayacağın kişidir.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/3/2006 -
bir şeyleri bildiğinizi , sevdiğiniz insanlara anlatmak için kaba kuvvet mi gerekir yoksa tatlı dil mi ? son zamanlarda kime bir şeyler anlatıp yol göstermeye çalıştıysam , iki yöntemde para etmiyor. herkes kendi aklının üstün olduğu konusunda hemfikir . iyide o zaman başın sıkışınca niye gelirsin ki ? akıl almak , fikir sormak için değil mi ? cevabını alınca beğenmez , çeker gider . kendi dediği çıkmayıp senin dediğin olunca , ağlayarak geri döner . ne olur yardım et , şimdi ne yapıcaz diye . gelme !! bir şeyi , bir kerede anlamıyorsan tekrar etmemi iste , olur . söyledikten sonra yapmayıp burnunun dikine gidip , duvara toslayınca , gelme ne olur !! buraya kadar her şey güzel . işin arap saçı kısmı , bu kişi sizin yakın akrabanız olunca başlıyor. sabırlı olmak , onları dinlemek zorundasınız . belki dinlerken kulaklarınızı tıkamak istiyorsunuz ama nafile . eninde sonunda , istemesenizde dinleyip yardımcı olmak zorundasınız. ben daha önce söylemiştim sana , bak nası geldin söylediğime demeyin sakın . anında cevabı yapıştırıyorlar suratınızın ortasına ; söylenmeyi bırakta yardım et diye . işte o anda yapılacak iki şey var . tavsiye edilen ve zor olanı : söylemek istediğiniz bütün küfürlerin üstüne bir bardak soğuk su içip onu dinlemek . bağları koparabilecek ve kolay olanı : git işine ya ! ben bunları söylemiştim deyip , arkanızı dönüp yürümek . bu günlerde yeni bir yol keşfettim ; aynı anda konuşarak daha baskın gelmeye çalışarak durumu kotarmak. tavsiye ettiğim bir yol değil ama bazen başarılı olabiliyor.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
hayatta kalmayı zor yoldan öğrenmiş , öğrendiklerini öğretmeye çalışan büyük bir kediyim.
Arkadaşlarım
• marla
|